mahir.turkmenoglu.sitemynet.com
Gazete

Bor ilçesi
Şiirlerle bor
Şairlerimiz
Üzeyir ÇAYCI
Ömer F. GÜRER
Lisemiz
Kültürümüz
Eğitim
Kültür
Huzurevi
içimizdekiler
Bor
Şehitlerimiz
İnsanlarımız
Haberler
AKP Dönemi
Adresler

Bor ilçesi


Üzeyir Lokman ÇAYCI'dan :  BOR 1

zergerdek sokak

Üzeyir Lokman ÇAYCI'dan :  mahmut tecimer

mahmut tecimer

BOR PAZARI

Veli Kalli'den :  "AKP DOSYASI"

KALAYCI

Üzeyir Lokman ÇAYCI'dan :
kalaycı ismet

BOR'DA ILGI BEKLEYEN EVLER

ilgi bekleyen evler

Erbakan'dan AKP uyarısı -  EuroTürk, 30.03.2007

Üzeyir Lokman ÇAYCI'dan Cici'nin arabası

Üzeyir Lokman ÇAYCI'dan :
"Cici'nin arabası"


Türk Bayrağı

GENÇLİĞE HİTABE

Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927

GENELKURMAY BAŞKANLIĞI BASIN AÇIKLAMASI

GENELKURMAY BAŞKANLIĞI BASIN AÇIKLAMASI

TARIH : 27 NİSAN 2007
NO : BA - 08/07

Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.

Bu bağlamda;

Ankara'da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde kuran okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.

22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa'da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur.

Ayrıca, Ankara’nın Altındağ ilçesinde "Kutlu Doğum Şöleni" için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli'de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli'nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir.

Okullarda kutlanacak etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilgili yönergelerinde belirtilmiştir. Ancak, bu tür kutlamaların yönerge dışı talimatlarla yerine getirildiği tespit edilmiş ve Genelkurmay Başkanlığınca yetkili kurumlar bilgilendirilmesine rağmen herhangi bir önleyici tedbir alınmadığı gözlenmiştir.

Anılan faaliyetlerin önemli bir kısmının bu tür olaylara müdahale etmesi ve engel olması gereken mülki makamların müsaadesi ile ve bilgisi dahilinde yapılmış olması meseleyi daha da vahim hale getirmektedir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka amaç taşımayan bu irticai anlayış, son günlerdeki bazı gelişmeler ve söylemlerden de cesaret almakta ve faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.

Bölgemizdeki gelişmeler, din ile oynamanın ve inancın siyasi bir söyleme ve amaca alet edilmesinin yol açabileceği felaketlerin ibret alınması gereken örnekleri ile doludur. Kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir. Malatya'da ortaya çıkan olayın bunun çarpıcı bir örneği olduğu ifade edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş bir demokrasi olarak, huzur ve istikrar içinde yaşamasının tek şartının, devletin Anayasamızda belirlenmiş olan temel niteliklerine sahip çıkmaktan geçtiği şüphesizdir.

Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı'nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği "Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak" ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir.
Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.
Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!" anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.
Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

"Ey iman edenler! Yahudileri ve Hiristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar(birbirinin tarafını tutarlar) İçinizde onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğuna yol göstermez."

Maide Suresi 51'inci ayet

MHP AKP'LİLEŞİYOR MU?

Hamit ERGÜL

° Siyaset, hoşgörünün ve demokratik anlayışın önüne mi geçiriliyor?
° Toplumdaki sosyal ahenk, zıtlaşmalar ve kargaşalıklar körüklenerek mi oluşturulacak?

Genel Başkan Devlet Bahçeli MHP'yi nereye götürüyor?
Seçimler öncesi urgan boşa mı fırlatıldı? Verilen vaatlere rağmen AKP'ye destek olma yolu nasıl açıldı?
Türban konusu ülkemizin güvenliğinden, stratejik kaynaklarının pazarlanmasından, insanlarımızın fakirleşmesinden, tarımın kurutulmasından vs bir çok acil konudan daha mı önemliydi?
Türban konusuyla gelecekte toplumda oluşabilecek gerginlikler veya olaylar karşısında "ülkücülük adına" takip ettiğiniz siyasetin ülkemize neler kaybettireceğini düşünebiliyor musunuz?
MHP Genel Merkezi önüne gelerek siyah çelenk koyan emekli subaylara karşı gösterilen tavır ve bunun medyaya yansıyan şekli sizi rahatsız etmedi mi?
Başbuğ Türkeş'in size ve bize öğrettiği vakarlı duruş, misafir kabul edilmesi gereken insanlarımıza reva görülen bu yaklaşım ve aşağılamanın ucunun geleneklerimize göre nerelere kadar ulaştığını farkedebiliyor musunuz?
Sorular çok! İfade edilmesi gereken bir çok husus var!
Size tek bir tavsiyemiz olacak : Duruşunuzu ve tavırlarınızı tekrar gözden geçirin!

Ankara - 08.02.2008

Bizi neden erkekler savunuyor?

Ayla ATILGAN

° Eğer göze alabiliyorlarsa konuyu sadece kadınların katılabileceği referanduma götürsünler ve bu konudaki düşüncemizi görsünler!
° Vakıflar yasası ve Anayasa'nın 301. maddesiyle ilgili dış baskılara boyun eğenlerin izlediği politikalar gibi başörtüsü konusu da yönetimdeki basiretsizliği görmemize engel olamıyor!
° Bizim üzerimizden hasat toplamaya çalışanları ve dini konularla siyaset yapanları Yüce ALLAH'a (C.C.) haval ediyoruz.

Ben başörtülü, dinini yaşamaya çalışan bir bayanım. AKP ve MHP yöneticileri ve milletvekilleri bıraksınlar bizim üzerimizden politika yapmayı da ülkemizin terör, yolsuzluk, ülkemiz topraklarının yabancılara pazarlanması, işsizlik ve fakirlik gibi ciddi problemleriyle uğraşsınlar!
Hem nasıl oluyor da erkekler bu denli lüzumsuz konularla toplumu ve siyaseti meşgul ederek bizimle ilgilenme ihtiyacı hissediyorlar.
Bu konu düpedüz kadınları aşağılamak ve aciz göstermek amacından başka hiçbir şeye hizmet etmiyor.
Bırakın da biz kendimizi savunalım!
Çekin ellerinizi başörtülerimizden!

Ankara, 07.02.2008

Baykal'dan liman elestirisi

Devleti sadece seçilmisler yönetmezler

Başbakan'ın « Çankaya » dediği makam ülkemizin en üst makamıdır. Alt üst münasebetlerine göre (yani hiyerarşik olarak) Başbakan'ın tek sorumlu olduğu makam da Çankaya'da bulunan Cumhurbaşkanlığı Makamı'dır. Hiç kimseninin hiç bir makamı aşağılamaya veya hedef göstermeye hakkı yoktur.
AKP döneminde kural dışı sık sık bu tür söylemlere şahit olmamızdan üzüntü duyuyoruz.
Herkesi bu konuda duyarlılığa davet ediyor, Cumhurbaşkanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kurumları aşağılayıcı, hafife alıcı söz ve davranışların sahiplerini kınamaya çağırıyoruz !

Hamit ERGÜL
Ankara - 09.12.2006

İstişare veya fikir alışverişine neden başvurmuyorlar?

AKP yöneticileri ülkemizin geleceğini yakından ilgilendiren askeri hassasiyeti olan stratejik konularda hangi kıstaslara dayanarak bu tür kişisel kararlarda ısrar ediyorlar?
Neden şeffaflık söz konusu değil!

Mine VAROL
Aksaray - 10.12.2006

Bor Şeker Fabrikası'nın satışı durdurulmalıdır !

Stratejik konumu bulunan ve kâr eden fabrikaların birer birer yabancı kişilere satılmaları ülkemizin geleceğini ciddi olarak riske sokmaktadır !
AKP yöneticileri bu konuda Cumhurbaşkanlığımızın ve Genel Kurmay Başkanımızın görüşlerine başvurmadıkları gibi fabrikaların bulunduğu bölge halklarını da bilgilendirmeden bu satışları gerçekleştirmektedirler !
Biz Niğde Vilayeti'nde yaşayan bütün vatandaşlarımızı, yetkilileri ve Niğde Milletvekillerini Bor Şeker Fabrikasının satışının engellenmesi ve durdurulması için gerekli demokratik duyarlılığa ve tepki göstermeye çağırıyoruz.

Yeniçağ Gazetesi : EYALET YASASI YÜRÜRLÜKTE
22.11.2008 22:37

Yeniçağ Gazetesi  :   EYALET YASASI YÜRÜRLÜKTE

Başsağlığı diliyoruz :

Fatma Mürşide ÇAYCI'yı kaybettik

Öğretmen Süruri Binyıldırım ve Hatice Binyıldırım kızı, Bedia GÜR, Fethiye AKTAŞ, Üzeyir Lokman ÇAYCI ve Mustafa Zuhurat ÇAYCI'nın anneleri, merhum Fikri ÇAYCI'nın eşi Fatma Mürşide ÇAYCI 19 Kasım 2007 Pazartesi günü Hak'kın rahmetine kavuşmuştur.
Merhume Fatma Mürşide ÇAYCI'ya Cenab-ı ALLAH'tan rahmet, kederli evlatlarına, ailesine ve yakınlarına da başsağlığı diliyoruz.

Mahir Türkmenoğlu

NIGDE, BO, CAMARDI VS

Bor ilçesi

Merkez bucağına bağlı 7, Kemerhisar bucağına bağlı 16 köyü vardır. Yüzölçümü 1354 km2 olup, nüfus yoğunluğu 39'dur. İlçe topraklarının büyük bölümü Obruk Platosunda yer alır. Doğu, kuzey ve güneydoğusu dağlıktır. Doğusu Aladağlar, kuzeyi ise Hasan ve Melendiz dağları ile çevrilidir. Başlıca akarsuyu Küçüköz Deresi'dir. Bor Ovası, Ereğli Ovasının devamıdır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri tahıl, nohut, patates, soğan, fasulye ve şekerpancarıdır. Sebze ve meyvecilik yaygın olarak yapılır. Vâdi boylarında meşhur Niğde elması yetiştirilir. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır. Şeker fabrikası, yem ve tuğla-kiremit fabrikaları, dokuma ve metal eşya atölyeleri başlıca sanâyi kuruluşlarıdır. Orduya ait bir levazım fabrikası vardır. Köylerde halı ve keçe dokunur.

İlçe merkezi, Melendiz Dağlarının doğusunda yüksek bir tepenin güneydoğu yamaçlarında kurulmuştur. Ulukışla - Niğde - Kayseri demiryolu ilçeden geçer. Niğde'yi Ankara - Adana yoluna bağlayan karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 10 km mesâfededir. Belediyesi 1890'da kurulmuştur.

ankara'da bor'lular derneği üyeleri

Ankara'da Bor'lular derneği üyeleri

AYAKTAKİLER SOLDAN SAĞA : İlhami Bakırcıoğlu,
Selahattin Gönül, Fikriye Altuntecim, Leyla Alkan,
Emre Mengi, Şeref Esirgen
OTURANLAR : Hilal Pektaş, Hüseyin Aysel, Nuri İvren, Akın Gönen,
Aydın Müftüoğlu, Uğur Erdem

¤ Dünyanın hiçbir medeni yerinde; her gün yoksul aile çocukları dağlarda terör örgütünün kurşunları ile öldürülürken, oğlu rapor alıp askere gitmemiş birisini başbakan yapmazlar.

¤ Dünyanın hiçbir çağdaş yerinde; bir seçim öncesi televizyonda insanların gözünün içine baka baka "dokunulmazlıkları kaldıracağım" diyen, ama beş yıl tek başına iktidarda kalıp en çok kendisinin ve bakanlarının yararlandığı dokunulmazlıkları kaldırmayan ve üstelik (önceki gece NTV'de) dokunulmazlığı savunan birisini yeniden iktidara getirmezler...

¤ Dünyanın hiçbir uygar yerinde; borsada faiz toplayan yabancı sermayeyi, şaibeli ihalelerle kamu varlıklarını satmayı başarı saya saya ülkesini zenginleştirdiğini söyleyen... Ama 2 milyon yoksul-aç aileye yiyecek, kömür dağıtarak oy almayı uman bir insanın peşinden gitmezler...

¤ Çünkü dünyanın hiçbir adam gibi yerinde; kızlarını ABD'de okutmak için "bir arkadaşından burs" aldığını söyleyen bir siyasetçinin oğlu, babasının beş yıllık iktidarı sonunda gemi almışsa, o siyasetçinin yüzüne dönüp bakmazlar...

¤ Dünyanın hiçbir adam gibi yerinde; Mustafa Kemal gibi bir evrensel önderin çok kan ve gözyaşı ile kurduğu laik cumhuriyeti alıp gerisin geriye götüren... Ülkesini beş senede Arabistan'a çeviren, ortaçağ yaşamını savunan bir politikacıyı başlarına taç etmezler...

Bekir COŞKUN
Hürriyet Gazetesi - 18 Temmuz 2007

Bekir Coşkun : "Lübnan'ı yıkan güçle, Lübnan'a asker göndermek isteyen güç aynı!"

BOR'DA NELER OLUYOR?

Ömer Fethi GÜRER

Aksaray il olduktan sonra Niğde ilinde en büyük merkez ilçe ile Bor kaldı. Tarih boyunca da Bor ve Niğde bölgede var ola gelen iki önemli merkez oldu.
Bor Niğde merkez içinde önemli destek noktası idi. Bor köyleri genelde alışverişi içim Niğde gelirdi. Tarım Hayvancılık ve birkaç tesisi Bor'da ekonomiyi canlı tutardı.
Zira gelişmiş el sanatları da Bor için önemli bir destek unsuru idi.
Bor ekonomisi son yıllarda üretici kimliğinden hızla uzaklaşmaktadır. Bor yalnız Bor için değil Niğde Merkez içinde önemli bir üretim ve getiri alandır. Bor'da her kapanan iş alanı Niğde ilinin genelini etkiler.
Bor'da son yıllarda olanlara bir bakalım
1- Çiftçinin kara gün dostu Ofis Bor'dan taşındı.
2 - Bor'da demiryolları faaliyeti oldukça geriledi. Vagon ile yük taşımak dönemi sona erdirildi. Bu iş içinde Niğde gitmek zorunluluğu geldi.
3 - İlaldı Meyve suyu Sıkma tesisleri makineleri satıldı.
4 - Şeker Fabrikası Özelleştirilmesi gündeme alındı.
5 - Esat Atlı Çocuk bakım yuvası Bor'dan taşındı.
5 - Hava alanı inşaatı için çivi çakılmadı
6 - Doğal Gaz TOKİ ye kadar geldi Bor'a gelmedi.
7 - Hayvancılık ve Tarım hükümet politikaları ile bitme noktasına geldi
8 - Bor Organize Sanayi gereken gelişmeye ulaşamadı
9 - Akkaya Barajı kirlenmesi ile Bor tarımı insanı risk altına girdi.
10 - BOR Fizik tedavi Merkezi Altı yıldır tamamlanamadı. Gelinen aşamada açılır gibi oldu ama projesinde eki gibi değil hastane olarak faaliyeti söyleniyor.
11 - Türkiye her iline Üniversite kuruldu Bor'da bir Akademi açılmadı.
12 - Askeri Fabrika taşınması noktasına erildi.
Şimdi bu tabloya ekler yapmak olası, Bu konular dahi bundan 40 yıl önce Bor'da biri olsa halk ayağa kalkar otobüslere dolar. Ankara yoluna düşerdi. O zamanlar yollar düzensizdi, Otobüsler bu kadar modern değildi ama Bor için en küçük olumsuzlukta halk bir bütün olur ne yapacağız toplantıları yapılır ve meselenin Bor için olumlu sonuçlanması adına her türlü çaba gösterilirdi.
Bor halkı Hükümete destek verdi. Belediye ise iki dönemdir aynı siyasi partinin elindedir. Bor'da ise olumsuz gidiş devam etmektedir. Birkaç demeç ve girişimden öte ye sonuç verici bir iş yapıldığı yoktur.
HALKIN TÜMÜNÜ İLGİLENDİREN ŞU ÖNEMLİ KARAR VERİLDİ DENECEK HANGİ İCRAAT YAPILMIŞTIR?
Vicdanınızda bu soruyu sorup düşünün. Ve artık futbol takımı taraftarı gibi parti taraftarı olmakla bir sonuç alınmadığını anlayın, görün partiyi değil işi yapacak olanları sahiplenme noktasında harekete geçin. Parti amigosu olmakla yalnız partili amigonun karnının doyduğunu ama sizin karnınızı doymadığı gibi ekmeğiniz inde giderek daha da küçüldüğünü fark edin.
Fanatik parti taraftarı olmak memleketin gelişmesine yarar getirmediği örneklerle ortadadır. Olanları görmüyor musunuz? Eğer yok öyle bir şey diyorsanız yukarıda söylediklerimden bir açıklaması var mı onu söylemeniz lazım.
Oysa bu memleket hepimizin doğduğu ekmek yediği yer bu noktada parti pırtı işi de olmaz herkes elinden geleni yapmalıdır.
Otuz yıldır hiç kimseyi eleştirmeden yazmaya çalışırım çünkü benim kişilerle isim olmaz. Derdim memleketin sorunları durumu ile ilgilidir. İyi yapanı alkışlarım ama eksikleri söylemekte bu memleketi seven biri için boynumuzun borcu değimli?
Partili olmak demokrasi gereği ama o parti eğer sizin memlekete gereğini yapmıyorsa sizde o partiyi memlekete bir şeyler yapmaya zorlayın. O nedenle önce memleketi sevip sahiplenmek zamanıdır. Günlük siyasi politikalarla taraf olmak yerine BOR İÇİN TARAF OLMANIN ZAMANI GELDİ DE GEÇMEKTEDİR.
Maşallah Ülke gündeminde her konuyu herkes biliyor. Teknoloji gelişti. Bor'dan Türkiye yönetmeye kalkacak kadar politikada konuşanımız çok ama Bor için yapılanlar her geçen gün tükeniyor. Nerede ise İstanbul sorununu Bor sorununda çok konuşur olduk. KONUŞMAMIZ GEREKEN İSE BOR İLÇESİ SORUNLARIDIR.
İşsizlik artarken ekonomik sorunlar yoğunlaşırken Bor olarak yukarıdakilerin koltuk kavgası için dedikleri ile uğraşacağımıza bir şeyler üretmek Bor için konuşmak Bor için düşünmek zamandır.
Bor ilçesi tarihi bilenler bilir. Bor için en küçük olumsuzlukta memleket toptan hareket eder ayağa kalkardı. Memleket üzerinde sanki ölü toprağı serpilmiş. Birkaç kişi dediği çabası emeği dışında bir faaliyet yok.
TOKİ'yi yaptı. İyi güzel elinize sağlık ama yarın TOKi'de evde oturmak için insana iş lazım aş lazım ekmek lazım bunlarla ilgili Bor'da olanları taşıyoruz yerine koyduğumuz yok her giden tesisi ile bir ekmek eksiliyor. Ev olması yetmez o evde yaşamak için iş aş alanları lazım. Tarım Hayvancılık derken iş alanları da tükeniyor.
Yapılan var deniyorsa Kamuoyuna yansımayan bilgi bilgi değildir. Bir çalışmadır.
SİYASİ PARTİ TARAFTARLIĞI AMİGOLUĞU YERİNE BOR İÇİN KONUŞMAK ÇABALAMAK EMEK VERMEK HER BOR SEVDALISINA DÜŞEN BİR GÖREVDİR.
Bor'da Başta demokratik kitle örgütleri, sendikalar ile SAYGIN BÜYÜKLERİMİZ dünde olduğu gibi bugünde el birliği içinde Bor için bir şeyler yapma çabası adına bir araya gelmelidir.
BOR BU SON YILLARDA LİDERSİZ KALMIŞTIR. LİDER MUTLAK PARTİLERİN PEŞİNDE KOŞANLARDAN DEĞİL MEMLEKET İÇİN UĞRAŞANLARDAN YARATILMALIDIR Bu böyle olmaz ise ne yazık ki başlayan TÜKENME devam edecektir BAŞLAMAKTADIR.
Herkes siyasi gözlüklerini çıkarmalı ve ben Bor için ne yapmalıyı mı düşünmelidir. Yoksa Bor için gidiş iyi değildir.
Bu nedenle Bor Lobisi bir an önce oluşturularak faaliyet geçilmesi zamanıdır.

Bor, 10 Haziran 2008

1960' larda aşkı gürer ve bor heyeti baraj yeri incelemesi

ASKERİ FABRİKA

Ömer Fethi GÜRER

Askeri fabrika taşınması yeniden gündeme geldi. Bor'da başarı ile faaliyet gösteren en önemli yatırım Askeri Fabrika idi.
600'ncü Levazım Ana Depo ve Fabrika Komutanlığı lağv edilmiş olan 944'ncü Mühimmat Depo Komutanlığı arazisinde Kara Kuvvetleri birlik ve kurumlarına Levazım V'nci kademe bakım desteği sağlamak maksadıyla Nisan 1963 yılında 679'ncu Levazım Ana Tamir Fabrika Müdürlüğü adı ile kurulmuştu.
600'ncü Levazım Melbusat ve Gn. İk. Md. Dp. Bl. ile 624'ncü Levazım Yedek Parça Bölüklerinin depolama unsurlarının 1964 yılında intikali ile 1968 yılında halen konuşlandığı bölgede, 600'ncü Levazım Ana Depo ve Fabrika Komutanlığı adını alarak faaliyetlerine başlamıştı.
600'ncü Levazım Ana Depo ve Fabrika Komutanlığı Bor ilçesinin 3 km. Kadar güneyinde Adana-Kayseri, Ankara-Niğde karayolu ile Adana - Kayseri demiryolunun geçtiği bir alanda konuşlanmıştı.
Genel Kurmaydan Bor Şehri için istediğim bilgiye verilen yanıtta yukarıda anlattığım ifadeler vardı.
Resmi bilgi notundan sonra Askeri fabrikanın da ilginç yapılış öykülerini de aktaralım.Fabrikada 300'ü aşan çalışan askeri ekipman üretiyor. Askeri Fabrikanın Herhangi bir yerde yapılmasına Milli Savunma Bakanlığı 1963 yılında karar veriliyor. Askeri fabrika için yer belli olmadığını öğrenen CHP Niğde Milletvekili Asım Eren, Başbakan İsmet İnönü, ile görüşerek fabrikanın Bor'a yapılmasını isteğinde bulunuyor...
Başbakan İsmet İnönü, durumu tetkik ettireceğini söylüyor.Sonuçta İnönü, arsa temini halinde tesis Bor'da yapılmasını uygun buluyor. Bor Belediyesine tel çeken Asım Eren, yer bulunmasını isteğini bildirir. Dönemin Kaymakamı Kemal Katipoğlu, Belediye Başkatip Nihat Önoğlu, Şöfer İsmail Sarıkaya ile yer bakmak için ilçe de muhtelif yerleri gezerler.Halen Askeri Fabrikanın bulunduğu alan uygun görülür. Bu yerin durumu incelemesi için Tapucu Şevki Boran'dan kayıtları çıkarması istenir.Tapu kayıtları çıkarılır. Hatta gece dahi bu çalışmalar devam eder.
Esnaf dernekleri ve halk çalışmalara büyük bir çaba ile destek verir.
Askeri Fabrika için eski belediye binasının bulunduğu Hükümet meydanında belediyenin iki yandan çıkış kapılarının olduğu yerde istimlak edilecek yerler için yardım toplanmaya başlanır. Mustafa Ünal (Kahraman Ağa) fabrika için belirlenen yerdeki arazisini bedelsiz verir iken para toplamada da çalışmalara katılır.. Mülazımın Ahmet Başol, Köseroğlu İsmail'de, masada bağış paralarını toplayarak çalışmalara destek verenlerdendir... Kısacası Bor halkı yine zengin, fakir gücü oranında çalışmaya destek sağlar.
Harman çayırı alanında temel atmadan önce bir arsa sahibi sorun çıkartır, ancak Kahraman ağa onu da ikna eder. Cığızların kahvesinde ve Askeri Gazino da yapılan toplantıya halk ve ileri gelenler katılır.
Nihat Önoğlu, Askeri Fabrika için yardım toplanırken Şevket Çiner'in "benimde tuğlam olsun" diye 7.5 krş getirmesini anlatırken "Yatacak yeri yoktu, su taşıyarak geçiniyordu. Çok zor koşullarda iken o parayı derleyip Fabrika için getirdi. Hepimiz duygulandık. Almasak gücenecek" diye anlattı.
Ve arsa temini, istenen desteğin sağlanması ile Alb. Kutsi Şavaşman, başkanlığında ekip inceleme yapar. Kemerhisar yolu üzerindeki fabrika için saptanan alan uygun bulunur ve çalışmalardan sonra temel atıldı. 1963 yılında fabrika Bor'da önemli bir değişim başlangıcı oldu.. İlk Müdür Albay Ferit Şenruh olur. Fabrika sahasının ağaçlandırılmasını da sağlayan Ferit Şenruh döneminde sanatkar ve işsizler işe alındı. İlçede çok sayıda sanatkar fabrikada kadrolu çalışmaya başladı.
5.12.1964 tarihinde Genel Kurmay Başkanı Cevdet Sunay, Hava Kuvvetleri Komutanı İrfan Tansel, Kara Kuvvetleri Komutanı Cemal Tural, Deniz Kuvvetleri Komutanı Necdet Uran, fabrikaya gelerek denetimde bulundular. Fabrikanın kuruluşunda hakkı inkar edilemeyen ve emeği unutulmayan Asım Eren'di.Tüm malını, gelirini memlekete harcadı ama memleket onu bir dönem daha milletvekili seçmedi. Fabrikaya görev dönemleri içinde Bor doğumlu Generaller Nazmi Yavuzalp ve Suat Aktulga'da destekleri oldu.
Fabrika ile İş sahibi olanların yanı sıra görevli atanan personel ile Bor dokusu değişti. Askeri lojmanlar yapıldı. Önemli iş alanı olduğu içinde seçim dönemlerinde "Askeri fabrika taşınıyor" söylentisi çıkarılarak çalışanlar etki altına alınmak istenirdi. Değişik partilerden politikacılarda "sayemde kaldı" fısıltısını yayarlardı.
KISACASI BU FABRİKADA YA DA TESİSTE HER BORLULUNUN EMEĞİ ALIN TERİ VARDIR.ONLARIN DÜNDEKİ DÖKTÜKLERİ GÖNÜL ÇABASI BUGUN BUHAR OLUP UÇMAMALDIR

Bor, 10 Haziran 2008

BOR HALKI ve FABRİKA

Ömer Fethi GÜRER

Bor Şehit Albay Nuri Pamir Kışlası bünyesindeki 7. Ana Bakım Merkezi Komutanlığı, mevcut 91 sivil işçisi ile birlikte atölyelerinin Afyon'a nakli yapılacağı haberi Bor'da büyük üzüntü yaratmıştır.
Fabrika esasen son yirmi yılda giderek daraldı. 300'lü çalışanlardan 90'lı rakamlara geldi ama Bor için hep umut oldu. Her alanda yarar sağladı
Askeri Fabrika Başta Asım Eren olmak üzere tüm Bor halkı emek ve çabası ile Bor'da tesisi edildi. Her Borlu alnının teri ile kazandığını bu fabrika Bor'a gelsin diye verdi. Maddi manevi çaba gösterdi.
İç Anadolu'da büyük bir Pazar alanı olan Bor el sanatları sona ermeye başladığında yaşadığı yokluk ve yoksulluk krizini Askeri Fabrika Bor'a gelmesi ile yendi.
Askeri fabrika Bor halkı için bir "Almanya" oldu. Sanayide çalışan gelecek garantisi olmayan onlarca usta Askeri Fabrikada iş buldu. Yapılan işlerde üstün ustalık ile beğeni gördü.
Bor'da atölyelerde, Kara Kuvvetleri Komutanlığının çamaşır, banyo, fırın, mutfak ve soğuk hava dolabı gibi seyyar sahra üniteleri imalatı ve bu imalatların bakım onarım ve yenileştirme faaliyetleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacı ve çok önemli bir yeri olan merasim kılıçları ile meçlerinin üretimi yapılmaktadır. Bu üretimlerden vazgeçilmeyeceğine göre gerekçe ne olursa olsun Bor'dan bu tesisin gitmesi vatanına gönülden bağlı her köyünde şehit olan Bor için bir haksızlıktır.

Bor'da askeri fabrika açıldığında her aileye dolaylı yada direk katkısı oldu. Ekonomi şekil buldu. İş alanı olarak gösterdiği katkı yanında esnafında yarar gördüğü bir yapı doğdu.
İsmet İnönü Başbakanlığında Bor böyle bir eseri kazanmanın yararlarını çok gördü. 40 yıla yakın Askeri Fabrika Bor'da yararlı işler yaptı. Birinci ikinci kuşak çalışanlar emekli oldu.
Dönem dönem taşınacağı söylendi ama girişimler ile fabrika kaldı. Şimdi fabrika tekrar taşınacağı söyleniyor. BU KERE TAŞINMA İHTİMALİ YÜKSEK GÖRÜLÜYOR. Çünkü Bor'da bu konuda önderlik edip işi sahiplenecek bir ruh ortada görünmüyor.
Bu işin durması için olması gereken ÇAMARDI kaymakamlığı yapmış Olan Vecdi Gönül kapısına, doluşmak Genel Kurmay Başkanına binlerce mektubu postalayarak fabrika Bor için önemi anlatılmalıdır. Bor ile askeri fabrika özdeşleştiği duyurulmalıdır.
Bu Konuda kamuoyu oluşturulması şarttır. Çünkü Bor ekonomisi Askeri fabrika ile çok bağlıdır ve Bor'da ekonomi tam anlamı ile çöker. Bor'da el sanatları bitmek üzeredir. Şeker fabrikası ne olacağı belli değildir.
Bor için çok önemli bu tesisi Bor'dan gitmesi Bor'un tükenişini getirir. Bu Vebalin altından bu dönem yönetici olanlar kalkamaz.
Askeri fabrika götürülmek istenen yer Afyon olarak açıklanmaktadır. Bu bakımdan stratejik olarak Bor konumu durumu neden dikkate alınmadığı soru işaretidir.
Askeri fabrika askeri amaçlı malzeme üretimi yapmaktadır. Ülkemiz nerede ise her yerine eşit mesafede Bor ilçesinden üretilen malzeme taşınması daha kolay iken Batı illerinden birine fabrika alınması ne yararı vardır.
Ordumuz bizim göz bebeğimizidir. Ülkemizde yaşanmakta olan Bölücü terör örgütü faaliyetleri nedeni ile önemli bir askeri varlığımızda güney doğudadır. Fabrikanın ürettiği malzemelerde ülke her yanında kullanılan kalitede olduğuna göre bu fabrika olsun yaşamalıdır.
Büyük bir olasılıkla günümüzde moda deyimi ile özelleştirme ve taşeronlaştırma ile binlerce işçi boşta kalmıştır. Askeri fabrika bor'dan gitmesi yaratacağı işsizlik ve gelecekte iş bulma umudu büyük ölçüde aratacağı gibi esnafta bu anlamda önemli sıkıntıya girecektir.
Askeri fabrika diyelim ki zarar ettiği için çalışıyor olsun diyelim ki öyle bir sorundan söz edildin. İyide devlet daha alamayacağını bile bile 12 milyon dolar Güneydoğu için yeni yardım paketi açıklamadı mı?

Güneydoğuya son elli yılda dökülen ve karşılığı alınmayan paraların hesabı yapılmazken Bor'da ekonomisini ayakta tutan ilçenin en önemli özellikli fabrikasını taşımaktan Bor ilçesi tüketilmiş olacaktır ki yaklaşık on bin yıldır yaşamın olduğu bu topraklarda göçün gidinden başka bir anlamı yoktur.
Gelişmeler üzücü düşündürücü ve halkımızın konuyu sahiplenmesi gereken boyuttadır.
Siyasilerimiz seçimlere beş kala askeri fabrika taşınıyor diye laf çıkarır sonrada ben filanla görüştüm diyerek Bor'da kalmasını sağladığını belirterek oy avcılığı yapardı. Ama bu kere küçüle küçüle 100 kişi altında çalışan olunca taşınma ihtimali güçlü görülüyor.
Oysa stratejik açıdan da fabrika Bor'da olmalı ve büyümeli çünkü Askeri birliklere hizmet veren bu tesisi doğusu batısına nerede ise eşit uzaklıktadır. O nedenle her tarafa sevkıyatın kolay olduğu bir noktadadır.
Yetkilileri sorumluları ve Bor sevdalısı herkesi bu konuyu düşünmeye sahiplenmeye çağırıyorum.

Bor, 10 Haziran 2008

gaziler

Mahir TÜRKMENOGLU

Mahir Türkmenoğlu

bor taksi - mahir türkmenoğlu

Bor ile ilgili dilekleriniz

Ad,Soyad:

E-mail:

Mesaj:

Ahu Biray : Niğde

litacor

Menfaat için kirlenenlerin yanında yer alma! Piyonlarla işbirliği yapma! Dürüst ol, başkalarının iradesi sana yön vermesin. Vatanına sahip çık! ALLAH'a kul ol, kullara, cambazlara kul olma.
Şehitlerini unutma, ananı babanı dışlama! Tarihine sahip çık, dış güçler harıl harıl çalışırken sen uyuma!
Atatürk ilkeleri sana ışık olsun.

Hamit ERGÜL
Ankara - 10.10.2006

Hamit ERGÜL

litacor

Yeşil Bor Gazetesi